|
|
yeraltı edebiyatı5821 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Metal4058 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
nietzsche3231 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
edebiyat2847 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
boşluk metinleri960 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
SUSKUN
Susardın ve kar yağardı
Gözlerinde başlardı gece
Yarım kalmış kitaplarda biterdi.
Alnımızda bilenen kör bir bıçaktı zaman
Kırılmış aynalardı
Susardın, durmadan susardın
Ve kar yağardı
Ocak ağaran saçlarımdı
Şubat hayırsız bir evlattı, kaçaktı
Ve uzaktı yaz bir anaydı
Mart'ın izlerini taşırım bedenimde
Aynı masalın ikizleri gibiydi günler
Nisan saçlarımda ıslanırdı hep
Susardın, durmadan susardın
Ve yağmurlar başlardı
Çok bekletti bizi,
Hiç vaktinde gelmedi mayıs
Haziran Aram'dı ya da öyle biriydi
Temmuz bir düştü belki
Yaraları sarar gibiydi
Ağustos yıldızlarla basardı gecemizi
Bir gül suçüstü yakalanırdı
Eylül bir çocuğun çığlıklarıydı
Susardın, durmadan susardın
Ve rüzgârlar başlardı
Yolunu yitirmiş bir gezgin gibiydi ekim
Sürgünlere uğurlardık kendimizi
Kalan mı bizdik, giden mi
Bilinmezdi
Kasım rüzgârda bir yapraktı
Ve biraz ıtri
Kendi sesiyle irkilirdi
Aralık günlerin son neferi
Soluk bir düş geçse de
Hiçbir mevsim gözlerin kadar
Acımasız kullanmadı neşteri
Susardın ve kar yağardı
A. Hicri İZGÖREN
Hayat
Hayat bir kale kapısı gibi ağır aslında
bakıyorum, asılıyorum, açılmıyor
bir işçinin
nasırlı ellerine benziyor yaşantımız
güzel bir kadının yeni doğan çocuğuna
insanın acısına, sevgilim
vardiya başlangıçlarına
paydos sevinçlerine, yeniden şiire
koşarken sendelemeye, acının kendisine
sevmeye sevilmeye benziyor
sevişme sonlarına biraz da
Cinayet Kışı
I
Bir kereye mahsus yaşanan her an
kendi hatasını bir daha düzeltilemeyecek biçimde
içinde barındırır.
Bana kanatlarımı bıraktırdılar.
Bana ihaneti öğrettiler.
Başka haber yok.
II
İkiye bölünmüş bir bütün gibi yaşadım
Bir yanım öbür yanıma düşman
Sağımda kızgın kumlar gezdirdim
Solum üşüyor eski bir anıdan.
III
Mum alıngan.Kendi ateşiyle
kendini yok eden yumuşakça.
Erimek üzere varsın, kaderine inanırsın.
Ölürken fark edilmez, ışığın solduğu zamansın.
Hiçbir aşk titremez sonsuza değin
Bütünlüğünü yitirişinden ölür bir mum
ve insan acıdan ölür bir gün.
IV
Yüzümde taşıdığım kuyu
soğuk iklim
ağır yaprak tenimde
durup dönüp dokunduğum
yük.
Yağmurun aramıza çektiği perdeyi yırtıyorum
geçiyorum göğsümdeki uykunun sarmaşığından
birazdan dünya beni unutacak, ben onu anlamıyorum.
Soğuk iklim,
durup dokunduğum
dönüp seni
ben de unutacağım.
V
İnsan ölüyorsa acıdan ölür bir gün
kendine bir daha uğrayamadığından,
koyduğu yerde durmayışındandır hayatın
hatanın dönüşsüz oluşundandır.
Hiçbir aşk titremez sonsuza değin,
bütünlüğünü yitirişinden ölür bir mum
ve insan kanatlarından
ayrılır bir gün.
Birhan Keskin / Kim Bağışlayacak Beni
Aşk donuklaşmış,
Pencereler yağmura hapsolmuş,
Uzaklardaki sesin, ya da yanıbaşımdaki sesin
Yağmuru bölüyor,
Belki beni çağırıyor, belki katı ruhumu,
Sarhoşluk bu olsa gerek,
Ya da okyanusun dibi gibi birşey,
Tek fark aşk donuklaşmış...
AHMET TELLİ
Sen ey sabrın ve üzüncün dervişi
başını zamanın göğsüne koy
ve dinle yalnızlığın iç çekişlerini
Yalnızlıklar ki suskun bir akşam üstüdür
usulca örtülecektir gecenin sessiz tülünü
ve düşecektir ince bir rüzgarla
hüznün harmaniyesi
AHMET TELLİ
Yok olmalısın,
Yok olacaksın,
Yok OL!
Yok(sun)
Yok(san)
Defol!
İnkar ol,
Azad ol
Az OL!
Ne olur,
Hiçbir şeyim olma!
Herşeyim hiç olma!
Tek bir şeyim ol
...
Yazık
bu şehir beni anlayamaz, yasaksa yasak
ateş söndü! döndü suları çağıran sesin
geri döndü
masum bir öpüşü, umulmaz düştü, yasaksa yasak
ateş söndü! şiddet boşlukları doldurur
barbarlar geri döndü.
kötüyüm. ne mutlu kan yakışır bana
kasketini tarlada unutan bir köylü gibi
sızarım en kirli yerinden zamana
ateş söndü! kollarında acı çekmek ölümümdü
pisim. kara bir sokak kedisiyim bu şehrin kıyısında
alnında jilet yarası taşıyan sevgilim, nemli tanrıçam
her gece taparım o umulmaz yanına
o adsız şehre; ışıksız geleceğe
ateş söndü! kılıcım usulca girdi kınına
prensesim, tiz sesim, pis güneşim
yazık yine döndük kendimize
yazık
yine döndük kendimize
Altay Öktem
Ben bir gün giderim ki neyim kalır
Eksik bıraktığım her şeyim kalır
Yaz günü kim ister ki öldüğünü
Eksik bıraktığım her şeyim kalır
Yaşamam bir beyazlık gibi sanki
Eksik bıraktığım her şeyim kalır
Genişlerim dağılırım beyazım
Ben bir gün giderim ki neyim kalır
Ben bir gün giderim ki ey diri at
Elbette benim de bir şeyim kalır
erken vazgecislerim vardi benim
seninse erken tukenislerin
ve gece uygun degildi beklemeye...
yine de bekledim..
avucumda unutulmus binlerce golge
yeraltinda oldurulmeyi bekledim...
gun isigi vururken gozume
olmeyecektim..
katilim coktu ,
katlim yok..